родить / рожать
doğurmak
FIIL
NSV/SV
Nature
родить
Hem süregelen hem tamamlanan eylemi ifade eder
Том и Мэри обнимаются в чём мать родила.
Tom ile Mary çırılçıplak bir şekilde birbirlerine sarılıyorlar.
Адам познал Еву, жену свою; и она зачала, и родила Каина, и сказала: приобрела я человека от Господа.
Adem karısı Havva ile yattı. Havva hamile kaldı ve Kayin'i doğurdu. "RAB'bin yardımıyla bir oğul dünyaya getirdim" dedi.
И еще родила брата его, Авеля. И был Авель пастырь овец, а Каин был земледелец.
Daha sonra Kayin'in kardeşi Habil'i doğurdu. Habil çoban oldu, Kayin ise çiftçi.
И познал Каин жену свою; и она зачала и родила Еноха. И построил он город; и назвал город по имени сына своего: Енох.
Kayin karısıyla yattı. Karısı hamile kaldı ve Hanok'u doğurdu. Kayin o sırada bir kent kurmaktaydı. Kente oğlu Hanok'un adını verdi.
У Еноха родился Ирад; Ирад родил Мехиаеля; Мехиаель родил Мафусала; Мафусал родил Ламеха.
Hanok'tan İrat oldu. İrat'tan Mehuyael, Mehuyael'den Metuşael, Metuşael'den Lemek oldu.
Ада родила Иавала: он был отец живущих в шатрах со стадами.
Adâ Yaval'ı doğurdu. Yaval sürü sahibi göçebelerin atasıydı.