Он привык говорить публично.
O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.
Ты скоро привыкнешь к сельской жизни.
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.
Ты скоро привыкнешь к деревенской жизни.
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.
Я не понимаю, а не понимать я не привык. Пожалуйста, объясни ещё раз.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.
Я не привык ходить на дальние расстояния.
Ben uzun mesafeler yürümeye alışkın değilim.
Я привык тяжело работать.
Çok çalışmaya alışkınım.
A1 - Temel