полно
tamamen; kenarına kadar dolu
DIğER
General
В этой реке полно рыбы.
Bu nehirde çok balık var.
У нас их полно.
Bizde onlardan birsürü var.
Я не знаю, как это дерево называется, но их здесь полно.
Bu ağaca ne denilir bilmiyorum, ama buralarda onlardan çok fazla var.
Какая гадость! У тебя полно перхоти!
Tiksinç! Her yanın kepek olmuş!
В саду было полно фиолетовых лилий.
Bahçe mor zambaklarla doluydu.
A2 - Temel
полно
tamamen; kenarına kadar dolu
основать
kurmak, dayandırmak (Fiil)
ругать
paylamak, ağır eleştirmek (Fiil)
General
General kategorisi