одеваться / одеться
giyinmek, kıyafet giymek
FIIL
NSV
General
одеваться
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Я думаю, что раньше в России люди одевались намного лучше, чем в наши дни.
Bence Rusya'da insanlar eskiden bugüne kıyasla daha güzel giyiniyormuş.
Том любит одеваться в тёмные цвета.
Tom koyu renkleri giymeyi seviyor.
У Мэри нет ни вкуса, ни чувства меры. Я в ужасе от того, как она одевается.
Mary'de hiç zevk, estetik anlayışı yok. Nasıl giyindiğini görünce şoka girdim resmen.