навестить / навещать
ziyaret etmek, görmek için gelmek
FIIL
SV
Business Life
навестить
Tamamlanan eylem
Том навестил могилу Мэри.
Tom, Mary'nin mezarını ziyaret etti.
Я еду в Берлин навестить своего друга.
Arkadaşımı ziyaret etmek için Berlin'e gidiyorum.
Я хочу завтра навестить Тома.
Yarın Tom'a uğramak istiyorum.
Семья Тома навестила его в больнице.
Tom'un ailesi onu hastaneye götürdü.
Почему мы не можем пойти их навестить?
Neden onları ziyaret etmeye gidemiyoruz?