замышлять / замыслить
planlamak, düzen kurmak, niyetlemek, düşünmek
FIIL
NSV
Business Life
замышлять
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Али замышляет какую-то выходку.
Ali çakallık peşinde.
Али замышляет что-то недоброе.
Ali çakallık peşinde.
Он что-то замышляет.
O, bir dolap çeviriyor.
Похоже, что Том что-то замышляет.
Tom bir dolap çeviriyor gibi görünüyor.