вовремя
zamanında, tam vakit
DIğER
General
Несмотря на интенсивное движение, мы прибыли вовремя.
Yoğun trafiğe rağmen zamanında vardık.
Доктор прибыл вовремя, чтобы спасти её.
Doktor onu kurtarmak için zamanında geldi.
Мы вовремя.
Zamanında geldik.
Они закончили строительство моста вовремя.
Köprüyü yapmayı zamanında bitirdiler.
Бьюсь об заклад, что Фома не поспеет туда вовремя.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.
Бьюсь об заклад, что Фома не доберётся дотуда вовремя.
Tom'un buraya zamanında varmayacağına bahse girerim.
A2 - Temel
вовремя
zamanında, tam vakit
яд
toksin, venom (İsim)
сохраниться
korumak, muhafaza etmek (Fiil)
General
General kategorisi