вне
dışında, dış
DIğER
General
Том живёт вне кампуса.
Tom kampüs dışında yaşıyor.
Рыба не может жить вне воды.
Balık suyun dışında yaşayamaz.
Рыбка не может жить вне воды.
Balık suyun dışında yaşayamaz.
Я вне себя от радости.
Sevinçten çılgına döndüm.
Али совершил фол противнику вне игры.
Ali topsuz alanda rakibine faul yaptı.
Али остался в положении вне игры.
Ali topsuz alanda yerde kaldı.
A2 - Temel
вне
dışında, dış
пугать
korkutmak, kaçırmak, tehdit etmek (Fiil)
печка
soba, fırın, ısıtıcı (İsim)
General
General kategorisi