вздрагивать / вздрогнуть
başlamak, sarsılmak, çekinmek, ürpermek, titremek, ürperme
FIIL
NSV
General
вздрагивать
Süregelen, Tekrarlanan eylem
Левый глаз Тома начал вздрагивать.
Tom'un sol gözü seğirmeye başladı.
Правый глаз Тома снова начал вздрагивать.
Tom'un sağ gözü yine seyirmeye başladı.
Он не такой человек, чтобы вздрагивать от опасности.
O tehlikeden korkacak bir adam değil.
A2 - Temel